Neşeli küçük cadı

Maşallah diyerek başlayayım, bu yıl çok sayıda irili ufaklı tatil yaptım. Öyle abartmışım ki, ofistekiler bir ara mirasa konup konmadığımı sordular. En çok gelen ikinci soru: bu enerjiyi nerden buluyorsun ? Gelen haset yorum : e tabii , bekarsın, çoluğun çocuğun, sorumluluğun yok. Yorumun, sorunun, surat ifadesinin sınırı yok.

Ben sorunun kalbini buldum: başkalarının düşüncelerini ve yorumlarını fazla umursuyorum. Bana kafalarında çizdiklerini düşündüğüm çerçeveden taşmamaya çalışıyorum. Ama o çerçeve benim sadece ufak bir kısmımı alıyor içine, büyük kısmım taşıyor. Hem o çerçeveyi çizdiklerini gözünde canlandıran benim. Belki yok öyle bir şey ! Ailemin durumunda çerçevenin varlığını çok net olarak biliyorum da, geri kalan insanlar (ofistekiler, arkadaşlarım, duygusal anlam yüklediğim insanlar vs) belki de benim ben olmamdan başka bir şey istemiyor, beklemiyorlar. Bu da bir ihtimal yani. 

Yani, tatillerden, gezmelerden değil, sorulardan ve tepkilerden yoruldum ama belki de bu sıkıntı bulutunun bir kısmını kendim yarattım. Manasız bir giriş oldu, farkındayım :)

Ben diye cümleye başlayıp başka bir ekrana geçmiştim ki, geri döndüğümde ne demek için cümleye başladığımı unuttum. Ben diye başlamanın yanlış olduğu geldi aklıma. Bu da böyle bir ara name oldu.

Bu hafta sonu buralardayım, zira son yurtdışı tatilimden iki gün önce döndüm (havalıyım evet :) ama İstanbul'da da var yapılacak atraksiyonlar şükür. Mesela pazar bir Bağevine gurme gezisine katılacağım. Bunu ayrıca yazmak istiyorum o yüzden not düştüm.

O zaman herkese mutlu hafta sonları ve kalpler :) Bir de benim cadılar bayramım mübarek olsun yau !

Yorumlar

Yorum Gönder