Mutlu hafta sonu

Çok güzel bir hafta sonu geçirdim, öyle güzeldi ki, bu sabah işe severek ve isteyerek geldim :)
Cuma akşamı, ofisteki eski komşumuz, çok sevdiğim arkadaşım Ayşe'yle buluştuk. Önce bir pub'da oturup, Süreyye Operası'nda izleyeceğimiz 'Alis yıldızların altında' dans tiyatrosunu bekledik. Sonra tiyatroya girdik ve ölesiye sıkılarak çıktık. Hiç tavsiye etmeyeceğim bir eser, bence uzak durun.

Neyse ki, başka bir yerde oturup sohbete devam ederek, gösterinin betliğini unuttuk :)

Ertesi sabah güneşin de etkisiyle mutlu uyandım ve erkenden kuaförün yolunu tuttum, kalabalık olmadan gitmenin keyfi bir başka. Tüm bakım meselelerimi çabucak halledip eve döndüm ve kahvaltımı ettim.

Sosyal medyada gezinirken aniden "Fakat Müzeyyen bu derin bir tutku" filminin afişini gördüm. Filmin adındaki müziğe kapıldım ve yarım saat sonra boş bir sinema salonunda filmi izlemeye başlamıştım.

Ağzım kulaklarımda izledim. Öyle keyifli bir film ki anlatamam. Zaten çok anlatmak da istemem. Herkes gitsin kendi görsün. Çok çok güzel bir film !

Filmden çıkışta, güneşin bana verdiği yetkiye dayanarak deniz kenarında bir çay bahçesine oturdum. Çay berbattı ama bu bile keyfimi kaçıramadı. Güneşe rağmen üşümeye başladığımda, çay bahçesini terk edip, kendime Vapiano'da güzel bir yemek ısmarladım. Sonrasındaki dişçi randevusu bile çekilebilir oldu böyle bir günde.

Akşam üstüne doğru en güzel kısma yaklaşmaya başladık. 17:30 masaj randevusu <3 Öyle güzel bir bir saatti ki, ne kadar özlediğimi fark ede ede, içime sine sine yaptırdım masajımı. Sıcak taşlar kısmında hafiften gözlerim kapanmıştı ki, 'şifa olsun' diyen sesini duydum masajcımın :)

Oradan çıkıp Body shop'a attım kendimi ve de vanilyalı banyo köpüğü, tuzu, vücut losyonu ve parfümü aldım :)

Eve gelip küveti doldurdum, meyve tabağı ve bir kadeh şarap hazırladım. Köpüklerimi tuzlarımı döktüm, aldım kitabımı elime (Murakami-Koşmasaydım yazamazdım) ve girdim küvete. Oh be, var mı benden mutlusu ?

Çıktıktan sonra da mis kokulara bulanıp, puf puf pijamalarımı giyip, yatağa geçtim. Şükredip uyudum. Artık nasıl mayıştıysam tam on saatlik uykudan sonra uyandım pazar sabahı. Saate baktım ve gözlerim büyüdü, birikmiş uyku borçlarımı ödemiş olmalıyım :)

Pazar gününü de yoga-kahvaltı-kahve-kitap-miskinlik ekseninde yarıladıktan sonra Moda'ya gidip canım arkadaşım Gaye'yle buluştum. Çok keyifli iki yeni mekan ve bolca kaynatma ile akşamı edip eve döndüm. Keyif yetmedi ya, dönerken aldığım Kış Uykusu dvd'sini koydum, yeni bir kadeh şarap ile onu izledim. 

Gece yarısı uyudum ve sabaha tazecik uyandım. Sporumu yaptım ve işe giderken gülümsüyordum, sise, trafiğe, koşuşturan insanların asık suratlarına rağmen.

Diyeceğim o ki, kendinize keyif dolu bir hafta sonu hediye edin, kaslarınız da ruhunuz da gevşesin ve gülümsesin :)
Mutlu haftalar !

Yorumlar

  1. Merhaba blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım ben de bloguma beklerim sevgiler :)
    makyajtavsiyem.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  2. Hay Allahım benim hayatımın negatifini yaşar gibisin :P Allah arttırsın yahu kıskanmadım da imrendim valla...

    YanıtlaSil
  3. Ay 3 gun gitti mutluluk be guzelcim bos ver imrenme senin hayat daha kalici mutluluklar vaadediyor :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder