Bir yoga kampına gittim, hayatım değişti. Ciddiyim. Hayatımda yaşadığım en muhteşem deneyimler silsilesiydi geçtiğimiz beş günde olan biten ! Her an 'oh ne kadar mutluyum, bin şükür, iyi ki gelmişim, iyi ki buradayım' diye diye geçti.
Pazartesi sabaha karşı 2de eve döndüm. Öyle huzurlu, öyle mutlu. Zor gelmedi pazartesi sabahı kalkıp işe gelmek, düşün !
Uzun uzun anlatmak istiyorum bu seyahati. Dönüp dönüp okumak istiyorum ve satırların arasına sızacağına emin olduğum mutluluğu tatmak !
Ben bir yoga kampı için Artvin-Macahel'e gittim. Hem de ne düzenleyeni, ne grubu hiç tanımadan. Kiminle kalacağımı bilmeden, yoga hocasını veya ne tür bir yoga yaptırdığını araştırmadan. Karadeniz'e bir önceki gidişimde vurulduğumdan, yoga kampı ve Artvin'i aynı cümlede gördükten beş dakika sonra her şeyi ayarlayıp kayıt olmuştum bile.
Giderken bir amacım vardı, genel olarak ama özellikle bir konuda kendime yakınlaşmak, ne hissettiğimi, ne istediğimi keşfetmek.
İlk gün tanışırken, Faruk (hocamız) bize , küçük hislerle yapın her hareketi dediğinde, ne dediğini pek anlamamıştım. Daha sonra bir sohbet sırasında, yaptırdığının dinamik yoga olduğunu ve küçük hareketlerle ama o hareketleri yaparken bedende oluşan hisse odaklanarak yapıldığını anlattı. Bingo ! Hissetmeye çalışırken bilmeden kendini doğru yerde bulmanın tarif edilmez hazzı !
Sonraki günlerde sabah ve akşam ikişer saat yoga ve meditasyonla mest halde geçti. Yoga yaptığımız teras dünyanın en güzel yeşiline ve havadaki muhteşem kokuya komşuydu. Sabahları uyandığımızda duyulan kuş sesleri , banyoda beslediğimiz cici kertenkele (adını Rıfkı koyduk, orada tanıştığım ve çok çok sevdiğim canım oda arkadaşım ile) , balkona çıktığımızda içimize çektiğimiz mis hava, anlatılabilmesi mümkün değil.
Grupla Trabzon havaalanında tanışıp, servisimize binmemizin ardından Çarşamba sabahı macera başladı. İlk gün Ardeşen, Zilkale, Palovit şelalesini gezip gecenin bir yarısı, toprak dar yollarda saatlerce yol giderek bungalov evlerimize (Bumbulay'a) vardık. Bir çorba içip ertesi sabah yoga terasımızda buluşmak üzere odalara yollandık. Yoga yapmak için saate karar vermeye çalışırken Faruk , Patanjali'nin birinci sutra'sını söyledi bize ; 'yoga şu anda oluyor'.
Devamı gelecek....
Pazartesi sabaha karşı 2de eve döndüm. Öyle huzurlu, öyle mutlu. Zor gelmedi pazartesi sabahı kalkıp işe gelmek, düşün !
Uzun uzun anlatmak istiyorum bu seyahati. Dönüp dönüp okumak istiyorum ve satırların arasına sızacağına emin olduğum mutluluğu tatmak !
Ben bir yoga kampı için Artvin-Macahel'e gittim. Hem de ne düzenleyeni, ne grubu hiç tanımadan. Kiminle kalacağımı bilmeden, yoga hocasını veya ne tür bir yoga yaptırdığını araştırmadan. Karadeniz'e bir önceki gidişimde vurulduğumdan, yoga kampı ve Artvin'i aynı cümlede gördükten beş dakika sonra her şeyi ayarlayıp kayıt olmuştum bile.
Giderken bir amacım vardı, genel olarak ama özellikle bir konuda kendime yakınlaşmak, ne hissettiğimi, ne istediğimi keşfetmek.
İlk gün tanışırken, Faruk (hocamız) bize , küçük hislerle yapın her hareketi dediğinde, ne dediğini pek anlamamıştım. Daha sonra bir sohbet sırasında, yaptırdığının dinamik yoga olduğunu ve küçük hareketlerle ama o hareketleri yaparken bedende oluşan hisse odaklanarak yapıldığını anlattı. Bingo ! Hissetmeye çalışırken bilmeden kendini doğru yerde bulmanın tarif edilmez hazzı !
Sonraki günlerde sabah ve akşam ikişer saat yoga ve meditasyonla mest halde geçti. Yoga yaptığımız teras dünyanın en güzel yeşiline ve havadaki muhteşem kokuya komşuydu. Sabahları uyandığımızda duyulan kuş sesleri , banyoda beslediğimiz cici kertenkele (adını Rıfkı koyduk, orada tanıştığım ve çok çok sevdiğim canım oda arkadaşım ile) , balkona çıktığımızda içimize çektiğimiz mis hava, anlatılabilmesi mümkün değil.
Grupla Trabzon havaalanında tanışıp, servisimize binmemizin ardından Çarşamba sabahı macera başladı. İlk gün Ardeşen, Zilkale, Palovit şelalesini gezip gecenin bir yarısı, toprak dar yollarda saatlerce yol giderek bungalov evlerimize (Bumbulay'a) vardık. Bir çorba içip ertesi sabah yoga terasımızda buluşmak üzere odalara yollandık. Yoga yapmak için saate karar vermeye çalışırken Faruk , Patanjali'nin birinci sutra'sını söyledi bize ; 'yoga şu anda oluyor'.
Devamı gelecek....
Yorumlar
Yorum Gönder