İlişkiler... Çelişkiler...

Yarın akşam eğitimin yeni oturumundan önce geçen haftaki notları toparlamak istiyorum, hem böyle blogda sık sık yeni yazı olması mutlu ediyor beni. Yazmakla ilgili düşüncelerim gidip geliyor. Bazen 'mutluyken yazmıyorum' diye düşünürken, bu aralar, 'mutluluktan sürekli paylaşasım var' tarafına geçtim :)

Notlara devam etmeden önce bugünün anlam ve önemini söylemek isterim. Bir ay önce bugün, çok güzel bir cumartesi gününde tanıştık sevgilimle. Çok güzel zaman geçirdik, o günden bugüne, daha çok heyecanla, telaşla ve fazla da düşünmeden bir sürü şey yaptık. Doğru yanlış, istenen, istenmeyen, üzen, mutlu eden bir sürü şey. Kırıldığımızda, arkaya bakarak ilerleyemeyeceğimizi düşünüp, önümüze bakmaya karar verdik. Çekingenliği, kalp çarpıntısını hep koruduk. Kısacası, bugüne kadar koruduk aramızdaki her kıymetli şeyi. Bugünlerde demlendi ilişkimiz, sakin ama daha gerçek, daha derin. Sevgilim hastalandı arada, sonra iyileşti. 

Hrant'ın vurulduğu gün olarak anlamı olan 19 Ocak artık 1. ayımız olarak anlamlı.

"İlişkilerdeki patolojik tarafları anlayabileceğimiz tek şey cinselliktir. Bir ilişkideki arazlar en kolay cinsellikte açığa çıkar. İlişki bağlı mı bağımlı mı, cinsellikten belli olur. Bir tarafın hazları var ve diğer taraf hizmet ediyorsa, birisi beni sevsin diye cinselliği rüşvet olarak veriyorsanız, bağımlı ilişki içindesinizdir. Bu ilişkideki iki insanın da özsaygısı düşüktür. Yukarı çekmek için ise, kişilik tipini bilmek gerek."

Burada bir parantez açarak cinselliğin gerçekten ne çok şey yansıttığını ve ne çok şey demek olduğunu yeni anladığımı eklemek isterim. Hem şefkat hem de şehvet duymanın ve bunun dengede olmasının ne kadar güzel olduğunu yeni hissediyorum, ne mutlu !

Devam edecek...




Yorumlar

  1. Sende bir yenilik olduğunu fark ediyordum :) Mutlu olman ve bunu paylaşman da bizim payımıza düşen mutluluk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen fark etmeyeceksin de kim fark edecek kuzum 😘❤️

      Sil

Yorum Gönder